GİTAR

ALİ KİRMAN VE GİTAR
İlk Göz Ağrım
İlk Göz Ağrım
Onunla ilk kez Ankara’da, Ayşeabla ilkokulunda dördüncü sınıfta okurken, okul yolundaki kitapçının vitrininde rastlaştık. O zamanlar başkentte bugünkü gibi çeşitli müzik aletleri satan mağazalar yoktu. Babam beni kırmamış ve birkaç hafta içinde ilk gitarıma kavuşmuştum.
TED Ankara Koleji Yılları
Okulumun müzik öğretmeninin evinde verdiği toplu gitar dersleriyle başlayan gitar serüvenim TED Ankara Koleji orta bölümüne geçtiğimde elektrogitar hevesine dönüştü. Orta son sınıfta bir pop müzik grubu kurduk. Ben basgitar çalıyordum. Okulumuzun müzik gecesinde, o günlerde müzik tarzıyla herkesi adeta büyüleyen Modern Folk Üçlüsü ile yer aldık. Ancak bir ses yükselticiye bağlanmadığı takdirde sesi çıkmayan uzun saplı bu ağır alete olan merakım bir ağabeyden aldığım birkaç dersle sınırlı kalacaktı. Zira böyle bir gitara ses yükselticisiyle birlikte sahip olamayacağımı anlamıştım.
Klasik Gitar mı? O da ne?
Bir akşam babam evimize bir gitar öğretmeninin geleceğini söyledi. Bu bir sürprizdi. Nasıl bir tür gitar çaldığını öğrendiğim zaman ise hevesim kaçmıştı çünkü bu öğretmen bir klasik gitar öğretmeniydi. Ogün takım elbiseli, gitarıyla birlikte gelen ve ODTÜ’de öğrenci olan bu öğretmen gitarıyla ilk parçasını çaldığında kala kalmıştım. Harikaydı. Ben de böyle çalabilmeliydim. Benim için artık gitar buydu. Derslere başladık. Hatırladığım kadarıyla iki yıla yakın derslere devam ettik. Gözlerimin ileri derecede bozuk olduğunu fark etmemiz de bu vesileyle oldu. Çünkü notalara bakmıyor öğretmenimim eline bakarak çalmaya çalışıyordum. Orta sonda derslerin ağır basmasıyla gitara ara vermek zorunda kaldım.
Lisede Gitar ve İlk Konserler
1970 yılında İstanbul’a taşınmamızla birlikte Nişantaşı İngiliz Erkek Lisesi (EHSB)’de birinci sınıfa başlamıştım. Yeni bir gitar öğretmeni arayışı beni Sayın İrkin Aktüze beyle karşılaştırdı. İstanbul Radyosunda program yöneticisi olan yeni gitar öğretmenim müzik ve gitar bilgisiyle beni etkilemişti. Önce hatalı alışkanlıklarımı düzeltmekle başladık. İlerliyordum. Okulumda düzenlenen bir müzik gecesinde ilk kez dinleyici karşısına çıkarak çaldım. Yolcu gemisiyle gittiğim bir yaz tatili gezisinde havuz başında çalan orkestranın isteğiyle yolculara birkaç kez çalma fırsatı elde ettim. Diğer yandan okul derslerinin baskısından yeteri kadar çalışamıyordum. Lise son sınıfta mezuniyet ve üniversiteye giriş hazırlık dönemi gitara yine ara vermeme neden oldu
İngiltere ve Üniversite. İlk Profesyonel Deneyim
Gitarımla birlikte gittiğim İngiltere’de düzenli olmasa da çalmaya devam ettim. Yeterli zamanı ayırmadığım için ilerleme de durmuştu. Hep aynı şeyleri çalmak ise beni sıkmaya başlamıştı. İlk profesyonel deneyimim benimle aynı üniversitede öğrenci olan ve klasik gitar çalan Dave ile tanışmamızla gerçekleşti. Bach’tan uyarlanan gitar düetlerine çalıştık ve yeni açılan bir Amerikan Pizza restoranında bir süre çaldık.
Aile Yaşamımda Gitar
Mezuniyet sonrası yurda dönüşümle birlikte ilk işe giriş, askerlik, evlilik ve oğlumun dünyaya gelmesiyle başlayan dönemde düzenli olmasa da gitar çalmaya devam ettim. Birkaç parçadan oluşan küçük bir repertuvarım vardı ve dostlara onu çalıyordum. Diğer yandan gitara gereken önceliği ve zamanı ayırmadığım için bu küçük repertuvarı bir türlü genişletemiyordum. Bu durum canımı sıksa da çalmayı sürdürüyordum. Yıllar akıp geçti
Flamenco Gitarla Tanışma
Flamenco Gitarla Tanışma
Daha lise yıllarında İspanya’ya giderek Flamenko gitar eğitimi alma hayalimi gerçekleşemeyeceğini bilsem de hiç kaybetmemiştim. Her Flamenco gitar dinlediğimde bu hayali yaşıyordum. 2006 yılında Sayın Prof. Safa Yeprem’den Flamenko gitar dersleri almaya başladığımda zor bir teknikle karşılaştığımı fark ettim. Klasik gitara kıyasla sağ el tekniğinin çok daha gelişmesi gerekiyordu. Ben ise sabırsızdım. Muhteşem bir çalış tekniğine ve müzik bilgisine sahip olan bu son öğretmenim her çalışında bunu bana hissettiriyordu. Flamenco gitar stilinde çalmaya başlamanın hissettirdiği duygu muhteşemdi. Diğer yandan arzu ettiğim düzeye ulaşabilmem için yoğun ve düzenli çalışmam gerekiyordu. Ben ise her zaman ki gibi sabırsızdım. Gitar çalışmaya gereken zamanı ayırmıyordum.
Yol ayrımına geldiğimi hissettim. Ya gitarı yaşamımın odak noktası durumuna getirecektim ya da olduğu kadar diyerek çalmaya devam edecektim. Olduğu kadar olsun seçeneği Safa öğretmenimden derslere devam etmemin bir faydası olmayacağını gösteriyordu. İş bende bitiyordu. Sıkı çalışmam gerekiyordu.
Son Hamle
Birbiri ardına hızla geçen yıllar süresinde her gitarı elime alışımda biraz çaldıktan sonra sıkılıyor ve bırakıyordum. Bu duygularla gitardan yavaş yavaş uzaklaşırken arkadaşlarımdan birçoğu ise bana gitar çalıp çalmadığımı soruyordu: “Ali sen güzel gitar çalardın. Hâlâ çalıyor musun?”
Bu tür sorulara yanıt vermek her defasında içimi sızlatıyordu çünkü çalabildiklerim beni hiç mutlu etmiyordu. Yine iki seçenekle karşı karşıyaydım. Ya içim sızlasa da gitarı tamamen bırakacak ya da bir SON HAMLE yapacaktım. Son hamlemi yapmaya karar verdim. İstediğim kadar zamanım vardı. Bu sefer büyük bir SABIRLA çalışacaktım zira bunun son şansım olduğunu düşünüyordum.
Mutlu Son
Mutlu Son
Son hamlemi başlatarak sabırla çalışmalarıma başladım. Önce parmaklarımı güçlendirip teknik düzeyimi geliştirmem gerekiyordu. Bu sefer sabırlı olmalıydım. Öyle de yaptım. Safa hocanın Flamenko Sanatı ve Gitar adlı metoduyla çalışmaya başladım. Haftanın altı günü ortalama günde iki saat süren çalışmalarımın sonuçları mutluluk vericiydi. Şimdi sırada teknik düzeyime uygun bir repertuvar oluşturmak vardı. Bir yandan teknik çalışmalarımı sürdürürken çalma listem üzerinde çalışmalarıma başladım. Bu çalışmalarımı halen sürdürmekteyim.
Yaşam Amacım
Bugün yaşam amacım 50 yılı aşkın bir süreye yayılan gitar deneyimimi canlı derslerim yoluyla öğrencilerime aktararak onlara gitarı ve özellikle Flamenko gitarı sevdirmek.
FLAMENKO VE GİTAR
FLAMENKO MÜZİĞİNİN DOĞUŞU
FLAMENKO MÜZİĞİNİN DOĞUŞU
Flamenko tarihçileri, bu sanatın tam olarak nereden ve nasıl çıktığı hakkında kesin bilgilere ulaşamamışlardır. İşe yarayabilecek ayrıntıların çoğu tarihte kaybolmuştur. Buna rağmen Araplar ve çingenelerden doğduğu tahmin edilmektedir. Afrika’dan göç ederek İspanya’nın güney bölgesine yerleşen Araplar bölgenin asıl yerlileri ile uzun yıllar süren mücadele sonunda İspanya’dan çıkarılırken aynı dönemde Hindistan’dan yola çıkan çingene kabileleri Balkanlar üzerinden İspanya topraklarına girmişlerdi. Göçmen çingeneler büyük bir baskı altında kalmış, toplumdan dışlanarak mağaralarda yaşamak ve hayatlarını kaybettikleri maden ocaklarında çalışmak zorunda kalmışlardı. Bu dönemde kendi çapraşık müzikleriyle zenginlerin ilgisini çekerek partilere çağrılan çingeneler kendi dillerinde söyledikleri şarkılarında genelde üst sınıfın onlara yaptığı haksızlıkları konu alırdı.
FLAMENKO MÜZİĞİNİN DOĞUŞU
1959 yılında İspanyollarla aynı hakları elde eden çingeneleri tanımlamak için ‘Flamenko’ kelimesi kullanılıyordu. Daha sonra bu kelime çingene kültürünün müzik, şarkı ve danslarını sınıflandırmak için kullanılmıştır. İspanya’nın Endülüs bölgesinin folklor müziği çingenelerin karakterlerine uymuş ve zaman içinde buna kendilerinden de bir şeyler eklemeleri Cante Flamenco(Flamenko şarkısının) ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sadece Cafes Cantantes’lerde (Şarkı söylenen kafelerde), tutkunlarına çalınan Flamenko müziği 1950’lerde önce İspanya’ya sonra Dünyaya tanıtılmaya başlamıştır.
FLAMENKO MÜZİĞİNİN DOĞUŞU
Flamenko müziği gitarist Paco de Lucia ve özellikle usta şarkıcı El Camaron de Isla’nın yenilikleriyle 1960’ların sonunda güç kazanmaya başlamıştır. Bu müzisyenler Flamenko’yu kendi ailelerinden öğrenerek yetişmişlerdir. Paco de Lucia’yı izleyen şarkıcı Lole y Manuel ise Flamenko’nun güncelliğini koruyabilmesine önemli katkıda bulunmuştur.
(Kaynak: Prof.Dr. M. Safa Yeprem – Flamenko Sanatı ve Gitar)
FLAMENKO GİTAR
FLAMENKO GİTAR
Flamenko gitarın tüm gövdesi genel olarak klasik gitardan daha incedir ve daha az iç desteğe sahiptir. Gitarının telleri, gitaristin Flamenko müziğinin daha hızlı olan temposuna uyacak şekilde tellere daha hızlı basabilmesinin sağlamak için, klasik gitardan daha alçakta konumlandırılmıştır. Flamenko gitarlarının sesi genellikle vurmalı olarak tanımlanır. Bu nedenle klasik gitar gibi naylon tellere sahip olmasına rağmen genel olarak daha canlı, daha cesur bir sese sahiptir.
FLAMENKO SOLOLARI
FLAMENKO SOLOLARI
Paco de Lucia
İlk Flamenko gitaristleri, İspanya’nın Endülüs bölgesindeki kafelerde, bir şarkıcı ve dansçılardan oluşan gruplara eşlik etmekteydiler. Zamanla gösterilerine, şarkıcıların soluklanabilmeleri için ara ara çaldıkları ‘falseta’ adı verilen melodik solo bölümler ekleyerek zenginlik kattılar. Böylece artık bir Flamenko şarkısı dansçılar ve şarkıcı olmadan da muhteşem tınılarıyla dinleyicilerini doyurabiliyordu.
GİTAR DERSLERİ
Nasıl Başlayabilirim?
Derslere başlayabilmemiz için önce sizin hedeflerinizi ve beklentileriniz öğrenmem gerekiyor Bunu bir araya gelip bir çalışma planı oluşturarak başlayabiliriz.
Derslerimi Nerede Alabilirim?
Bursa’da yaşamaktayım. Eğer siz de Bursa ‘da yaşamaktaysanız derslerinizi kendi evinizde ya da benim evimde alabilirsiniz?
Derslerim Ne Sıklıkla Olmalı?
Derslerin sıklığı sizin gitar çalmaya ayırabileceğiniz zamana bağlı olmakla beraber ders aralarında çalışma sürenizin yeterliliği açısından haftada iki ders uygun bir çalışma planıdır.
Nasıl Bir Gitarım Olmalı?
Eğer özellikle Flamenko çalma stilini öğrenmek istiyorsanız bir Flamenko çalış sitili için üretilmiş gitara sahip olmanızı öneririm. Bu gitar aynı zamanda klasik sitilde çalmak istediğinizde de yeterli olacaktır. Ancak eğer bir klasik gitarınız varsa bununla başlayarak gelişiminize göre tınıları sizi daha çok doyuracak yeni bir gitar satın almayı düşünebilirsiniz.
Gitar Dışında Nelere Gereksinimim Olacak?
Telleri akort etme cihazı, bir nota okuma ve ayak koyma sehpası ile bir kapo’ya gereksiniminiz olacak. Bütün bunları uygun maliyetle internetten kolayca tedarik etmek mümkün.
“Ne dersiniz? Bu muhteşem gitar çalmaya tekniğine çalışmaya başlayalım mı?”
ALİ KİRMAN HAKKINDA >> https://www.alikirman.com/alikirman/
Aşağıdaki kutuyu tıklayarak iletişim sayfama ulaşabilir ve benimle iletişime geçebilirsiniz: Görüşmek dileğiyle…” ALİ KİRMAN İLE TEMASA GEÇİNİZ